Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Antonio Guterres'e barış ödülü. "Nerede acı varsa dindirmeye çalışıyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe'de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim etti. Erdoğan konuşmasında, "Biz coğrafyamızı topyekun bir felakete sürükleme riski bulunan İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'i ve Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'u Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guterres'i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin giriş kapısında karşıladı.
Erdoğan ve Guterres, tokalaşarak fotoğraf çektirdi. Guterres, Muhafız Alayı Tören Kıtası'nı "Merhaba asker" diyerek selamladı.
Karşılamanın ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Guterres görüşmeye geçti. Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Guterres kabulün ardından Beştepe Millet Sergi Salonu'nda ortak basın açıklaması düzenledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Guterres'e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim edeceklerini söyledi. Erdoğan satır başları ile şunları kaydetti:
“BM'NİN KURUCU DEĞERLERİNİN EN GÜÇLÜ DESTEKÇİLERİNDENİZ”
"Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tevcih Töreni münasebetiyle sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. 2017 yılından beri Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlik görevini tarafsızlık ve büyük bir ferasetle yürüten kıymetli dostum Antonio Guterres’i ülkemizde ağırlamanın memnuniyeti içindeyim. Bir kez de sizlerin huzurunda kendisine Türkiye’ye hoş geldiniz diyor, Sayın Guterres’in ülkemizi her ziyaretinin bizler için ayrı bir önem ve mana taşıdığını belirtmek istiyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kalan “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini proaktif, atılgan ve girişimci bir anlayışla yoğurarak dış politikamızın odağında tutmayı sürdürüyoruz.
İnsanlığın ortak vicdanını, küresel dayanışma iradesini ve geleceğe yönelik umudunu temsil eden Birleşmiş Milletler’in kurucu değerlerinin seksen yıldır en güçlü destekçilerinden biriyiz.
“NEREDE BİR YANGIN VARSA SÖNDÜRMEK İÇİN SU TAŞIYORUZ”
Başta bölgemizdeki çatışmalar, savaşlar, zulümler ve insani krizler olmak üzere nerede bir yangın varsa söndürmek için su taşıyoruz. Nerede bir acı varsa, dram, trajedi, gözyaşı varsa tüm gücümüzle onu dindirmeye çalışıyoruz.
Sayın Guterres, yıllardır büyük bir başarıyla icra ettiği bu önemli vazifeyi üstlenmeden önce de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran bir siyasetçiydi. Portekiz Başbakanı olarak ülkesinde refahın artmasına ve demokrasinin kökleşmesine eşsiz katkılar yapmış; yapıcı ve uzlaştırıcı siyaset tarzıyla halkının takdirini kazanmıştı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı 10 yıllık dönemde ise yerinden edilenlerin insanlık onuruna yakışır şekilde muamele görmeleri ve korunmaları yönünde üstün gayretler sarf etmişti.
Sayın Guterres'in bu süreçteki vicdanlı ve kararlı liderliğinin, kendisini Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne taşıyan merhaleyi teşkil ettiğine inanıyorum. Sayın Guterres’in genel sekreterliği sırasında Türkiye’nin Birleşmiş Milletler çatısı altındaki katkılarını her alanda güçlendirdik, derinleştirdik. Aradan geçen 10 yılda Sayın Genel Sekreter’le gerek bölgemizde gerek dünyada barışı tehdit eden meseleler konusunda yakın diyalog içerisinde olduk. Bu istişare ve çabalarımızın bazen en zorlu şartlarda dahi sonuç verdiğini de memnuniyetle gördük.
“ŞİDDET SARMALI BÜYÜMESİN DİYE UĞRAŞIYORUZ”
Diplomasi ve diyalog, adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur. Dolayısıyla, bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü bu zor günlerde Sayın Genel Sekreterin diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak biz de coğrafyamızı topyekûn bir felakete sürükleme riski taşıyan, İran merkezli şiddet sarmalının daha fazla büyümemesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz. Umutları kırmak, bizi mücadelemizden vazgeçirmek isteyenlere rağmen sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
"İLKESEL TAVRI GÜÇLÜ ŞEKİLDE ORTAYA KOYDU"
Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum. Sayın Genel Sekreter’in, çağımızın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze’de sergilediği duruş her zaman övgüyle anılacaktır. Sayın Genel Sekreter, kendisinden beklenen ilkesel tavrı güçlü şekilde ortaya koymuş; Birleşmiş Milletler parametreleri temelinde iki devletli çözüm yönünde çalışma kararlılığında asla taviz vermemiştir.
Sayın Guterres’in gönlünde müstesna bir yere sahip olan mültecilerin korunması ise yakın iş birliği içinde çalıştığımız bir başka alan olmuştur. Bunun da hiçbir zaman unutulmayacağını burada vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle, asrın felaketinin ardından yaşadığımız zor günlerde bize dost elini uzatarak yaraların sarılmasına destek olan tüm Birleşmiş Milletler Teşkilatına Sayın Genel Sekreter’in şahsında tekrar teşekkür ediyorum.
BM Genel sekreteri Antonio Guterres ise sözlerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Türkiye hükümetine ve Türk halkına teşekkür ederek başlayan BM Genel Sekreteri, ödülün çok büyük ızdıraplar, çatışmalar, giderek derinleşen jeopolitik bölünmelerin olduğu bir dönemde geldiğini söyledi. Küresel işbirliğine olan güvenin azaldığını aktaran Guterres, ödülün barışın "soylu bir vizyonun ötesinde bir şey olduğunu" gösterdiğini belirtti.
BM Genel Sekreteri, "Barış bir toplanma çağrısıdır. Eyleme çağrıdır. Ben bu ödülü kabul etmekten onur duyuyorum." diyerek ödülü adlarına kabul ettiği BM çalışanlarının adanmışlıkla birlikte sürdürülebilir kalkınmaya ve insan haklarına tüm dünyada katkıda bulunmaya çalıştığını ifade etti.
BM Genel Sekreteri, Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" sözünü anımsatarak bunun aynı zamanda BM Şartının ruhunu da çok iyi yansıttığını belirtti.
“BÖLGE KIRILMA NOKTASINA İLERLİYOR”
Filistin ve İsrail'in güvenlik, huzur ve onur içerisinde yan yana yaşadığı iki devletli çözümü desteklediklerini belirten Guterres, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünyada çok fazla barıştan konuşuluyor ama çok az barış görüyoruz. Uluslararası hukuk çiğneniyor, güç siyaseti güç kazanıyor, eşitsizlikler büyüyor, yapay zeka dahil olmak üzere yeni teknolojiler şiddet riskini artırıyor, aynı zamanda askeri harcamalar çok arttı. Bütün bunlar olurken siviller hep bedel ödüyor, ölü sayıları artıyor. Toplumların ve insanların yaşamları yıkılıyor. Orta Doğu'daki kriz bunun en trajik örneği."
BM Genel Sekreteri, ABD ve İsrail'in başlattığı saldırıların hem İran'ı hem de birçok ülkeyi etkilediğini aktararak, bölgenin kırılma noktasına sürüklendiğine dikkati çekti.
Bölgedeki saldırılar nedeniyle ticaretin kesintiye uğradığına, enerji fiyatlarının arttığına ve istikrarsızlaşmanın başladığına işaret eden Guterres, bu durumdan en çok yoksul ve ihtiyaç sahibi insanların etkilendiğini anımsattı.
Diyalog ve gerginliğin azaltılmasının tek çıkış yolu olduğunu vurgulayan Guterres, tüm taraflara düşmanlıklarından vazgeçip, uluslararası hukuk uyarınca sivilleri koruma ve bir an önce müzakere masasına geri dönme çağrısında bulundu.
BARIŞ ÖDÜLÜ TAKDİM EDİLDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra BM Genel Sekreteri Guterres'e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim etti.
BM Genel Sekreteri, söz konusu ödülü almaktan onur duyduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkürlerini sundu.
Konuşmaların ve ödül takdiminin ardından Erdoğan ve Guterres iftar programına katıldı.
ALMAN BAKAN KÜLLİYE'DE
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'u Beştepe'de kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabul basına kapalı gerçekleşti.
Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.
