Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan Tarafsız Bölge'de önemli açıklamalar

Mart 13, 2026 - 23:00
 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan Tarafsız Bölge'de önemli açıklamalar

ABD ve İsrail ortaklığında İran'a başlayan saldırılarla ateş çemberine dönen Orta Doğu gündemine ilişkin konuşan Cevdet Yılmaz, "Bir arabuluculuk yapma gayretinde olduk ama son anda Umman'a döndü ibre ve olumlu sonuçlanmadı. Malesef savaşla sonuçlandı" dedi.

İlginizi Çekebilir

Yılmaz, açıklamalarına şöyle devam etti:

"İNCİRLİK ÜSSÜ TÜRKİYE'NİN ÜSSÜ"

Biz NATO'nun üyesiyiz. Biz onun bir parçasıyız. İncirlik Üssü Türkiye'nin üssü. Orada farklı ülkeden askerler de bulunuyor. Türk bir komutanın komutasında.Çelik kubbemiz gelişiyor. Türkiye yoğun bir çaba içerisinde. Bir an önce bu savaşın bitmesini arzu ediyoruz. Diplomasinin geri dönmesini istiyoruz. Bu yönde çabamız var.

(Türkiye hava sahasında imha edilen füzeler) Bu olayın tekrarlanmaması için defalarca uyardık. İran'da şu anda bütüncül bir karar alma sistemi yok. Farklı bir yapılanmaya gitmiş durumdalar. Türkiye hem NATO üyesi olarak hem de kendi varlığıyla tedbirlerini almaya devam edecek. İran, 'füzeyi biz atmadık' diyor.

Hayatını kaybeden İlber Ortaylı'nın ameliyat öncesi sözleri: 2 ihtimalli derin bir yol

"İRAN KONUSUNDA TAVRIMIZ NET"

İran konusunda tavrımız net. Türkiye Cumhuriyeti, liderler diplomasisi ve dışişleriyle, tüm kurumlarıyla çok yönlü bir çaba içinde. Bu savaşın bir an önce bitmesini istiyoruz. Çok açık bir çabamız var.

Taraflardan karışık mesajlar geliyor. İsrail, savaşı uzatma çabasında, ABD daha farklı bir yaklaşımda. Bir belirsizlik var, tam olarak kestiremiyoruz. Trump'ın genel yaklaşımından çıkardığım; bu savaşı uzun süre devam ettirmeyeceği yönünde. Hem ekonomik hem insani boyutta riskleri var. Dolayısıyla bir noktada sonlandırılacağını düşünüyoruz.

"BÖLGEYE YAYILMA RİSKİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR"

Bölgeye yayılma riski her geçen gün artıyor, bir noktada sonlandırılacağını temenni ediyoruz, kesin bir şey söyleyemeyiz. Bu orta ölçekli savaşlar kısa sürsün diye girilir ama bir yerlere sürükleyebilir, uzun vadeye yayılabilir. Çok uzun sürmeyeceğiniz bekliyoruz, olmamasını temenni ediyoruz ve bu yönde de gayret sarf ediyoruz.

Büyük bir insani maliyet var. Bu sürdürülebilir bir yaklaşım değil, hukuk ve kaide dinlemeden sadece güç çarpanı üzerinden yürütülen politikalar sürdürülebilir değil. İnsanlığın geleceği açısından ürkütücü. Mutlaka insanlığın bir tepkisinin geleceğini düşünüyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Her türlü tehdide hazırlıklıyız

SAVAŞIN EKONOMİK ETKİLERİ

Ekonomik etkiler derken petrol ve doğal gaz var. Hürmüz dünya petrolünün yüzde 20'sinin sevk edildiği bir boğaz. Sıvılaştırılmış doğalgazın yüzde 25'i de bu boğazdan sevk ediliyor. Gübre de buradan geçiyor. Buranın işlememesi dünyada ciddi alarm oluşturuyor. Bir çok maliyet artıyor, küresel ekonomini etkilendiğini görüyoruz. Uzak Doğu ülkeleri daha çok bu bölgeye bağımlı, yine doğalgaz açısından Avrupa bu bölgeye ihtiyaç duyuyor.

"TÜRKİYE ARZ SORUNU YAŞAMAYACAK"

Küresel ekonominin etkilendiğini ifade edebilirim. İki yönlü etkisi var, birincisi enflasyonu artırıyor, ikincisi büyümeyi yavaşlatıyor. Uzak doğu ülkeleri stokları kullanmak zorunda kalacaklar, bir zaman sonra yetmeyecek. Avrupa'nın 90 gün. Türkiye, kaynak çeşitlendirme imkanı olan bir ülke. Ayrıca akıllıca yatırımlar yaptı Türkiye. Türkiye arz sorunu yaşayacak bir ülke değil. Bir arz sorunu bir de fiyat sorunu var. Biz arz sorunu yaşamayacağız ancak fiyatlardan etkileneceğiz. Stoklarımız var, bağlantısallığımız güçlü, denizlerden, farklı yerlerden temin edebiliriz, 23 yılda yerli ve yenilenebilir kaynaklara yatırımlar yaptık.

Savaşın 14'üncü günü! Savaş ABD için çıkmaza mı girdi? '2 bin 500 deniz piyadesi Orta Doğu'ya gidiyor' iddiası

"AKARYAKIT FİYATLARININ YÜZDE 75'İNİ KARŞILAMA KARARI VERDİK"

Akaryakıt fiyatları enflasyonu arttırabilir, buna istinaden bütçe açığımızı bir miktar artırma pahasına akaryakıt fiyatlarının yüzde 75'ini karşılama kararı verdik. vergilerden vazgeçip, fiyatı düşürücü şekilde hareket ettik. Fiyat etkisini sınırlandırdık, vatandaşa da sınırlı yansıdı. Enflasyonla mücadele ettiğimiz bu dönemde, bizim için enflasyonu düşürmek, kontrol altıda tutmak, yükselmesini engellemek bizim için bütçe açığından daha önemli, daha yaşamsal. Geçici ve sınırlı bir etki olduğunu düşünüyoruz.

"KRİZLERE KARŞI DİRENÇLİ BİR ÜLKEYİZ"

Krizlere karşı dirençli bir ülkeyiz, ekonomimiz de bir çok testten geçti. Bir çok krizi Türkiye yönetti, bu sorunları da yönetebiliriz. Bu durum enflasyonu etkileyecek, yüzde 25 de olsa yansıyacak. Belli bir etki gelecek buradan.

Altyapılar tahrip edildi, toparlanması zaman alır. Ama bir iyileşme süreci başlar. Terörde de savaşlarda da yıkıcı etki ani oluyor, yapıcı etkiler zaman alıyor. Yani yeniden normalleşme biraz bir süre alıyor doğrusu. Alt yapının düzeltilmesi, sevkiyatın normalleşmesi zaman alır.

Son dakika... MSB: İran'dan ateşlenen balistik füze etkisiz hale getirildi

"KRİZDEN ÖNCE MB'NİN REZERVİ 200 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNE ÇIKTI"

Bankacılık sistemimiz sağlam. Merkez Bankamızın rezervleri oldukça iyi durumda. Krizden önce 200 milyar doların üzerine çıktı. Bir miktar kayıp oldu ama eli rahat ve güçlü. Öte yandan güçlü liderliği olan, hızlı karar alıp uygulayan bir konumdayız. Bu test edildi pek çok kez. Savaşlar, Trump'ın tarifeleri. Ekonomik açıdan dünya çok iyi bir noktadan geçmiyor, belirsizliği sevmez ekonomi. Piyasalar bu savaşın sürmesini istemez, piyasalar bu savaşı sevmedi. İnsani maliyetin yanı sıra ekonomik maliyeti küçümsenecek gibi değil. Bu savaşın uzun sürmemesi gerekir.

"BÜYÜMEDE VE ENFLASYONDA BİR TAKIM RİSKLERİ GÖRÜYORUZ"

Büyümede ve enflasyonda bir takım riskleri görüyoruz. Orta Vadeli Planda 3 yıllıktır. Her yıl yenilenir Eylül ayında. Rutin bir şeydir. Eylül ayındaki revizyonda bu savaşın etkilerini görürüz. Asıl resmi revizyon eylülde olur.

"TÜRKİYE, TUZ GÖLÜNÜN ALTINA DOĞALGAZ STOKLARI YAPTI"

Enerjinin arz noktasında bir sorun olmaz ama fiyatlar etkilenir. Hiçbir yerden tedarik etmesek de stoklarımız var. Türkiye, Tuz gölünün altına doğalgaz stokları yaptı, bunun faydasını görüyoruz. Petrolde de boru hatları var, boru hatlarındaki petrol bile Türkiye’nin belli bir süre ihtiyacını karşılar. Stoklara bakılır.

"FİNANS PİYASALARI İLE İLGİLİ SPK, MERKEZ BANKASI, BORSA CİDDİ TEDBİRLER ALDI"

Savaş çıktığı andan proaktif tedbirler aldık. Finans piyasaları ile ilgili SPK, Merkez Bankası, Borsa ciddi tedbirler aldı. Hatta hafta sonunda ilan edildi, ardından akaryakıt tedbirleri alındı, gübre ile tedbirler alındı, ihracat kısıtı kondu. Asıl olan programdır. Dışsal şoklar gelip geçicidir. Dışsal şoklar programı etkiler ama yönünü etkilemez. Belki geciktirir, etkiler, maliyetini yükseltir vs. Bir programı kararlılıkla uygularsanız o yönde devam edersiniz. Savaş gibi kontrol edilemeyen durumlar etkiler ama önemli olan programı korumaktır. Halkımız müsterih olsun.

"EKONOMİK ANLAMDA DİRENCİNİ KANITLAMIŞ BİR ÜLKE TÜRKİYE"

Ekonomik anlamda direncini kanıtlamış bir ülke Türkiye. Programda da geldiğimiz nokta itibariyle sağlam makroekonomik temellerimiz var. Yeni yönetim sistemimizle hızlı karar alma kapasitemiz var. Siyasi istikrarımız var, tecrübeli bir liderliğimiz var, tecrübeli kadrolarımız var. Dolayısıyla bu krizi de en hafif şekilde atlatacağımıza inanıyoruz. Ama hiçbir maliyeti olmayacak demiyoruz elbette ki.

Liderlik fırtınalı zamanlarda çok daha dönemlidir. Bu fırtınalı zamanlarda bir kat daha önemlidir. Tecrübeli liderlik, dirayetli liderlik. Bakın, dört bir yanımız ateş çemberiyken, Türkiye istikrar adası olarak kalıyorsa, birtakım maceraların içine çekilmiyorsa, birtakım savaşların, çatışmaların parçası olmuyorsa, diplomasiyi, barışı, müzakereni ön plana çıkarıyorsa, bu güçlü liderlikle oluyor. Küresel düzeyde etkili bir diplomasi gerçekleştirebiliyorsa bir network içinde, dünyada sözü geçen bir ülke olarak konumlanabiliyorsa işte bu burada liderliğin büyük payı var. Liderlik derken tabii ki kadrolar birlikte. Dolayısıyla Türkiye bu anlamda da şanslı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan uzun yıllardır hem küresel düzeyde siyasetin içinde ve muhataplarını birebir bilen bir insan, yani ülkeleri de, liderleri de, reflekslerini de, neyin arkasında ne olduğunu da, ilişki ağlarını da çok iyi tartabilecek konumda ve etkili bir diplomasi yürütüyor. Kadrolarımız da aynı şekilde uzun yıllara dayalı bir tecrübe birikimi var şu anki iktidarda. Bu tecrübe birikiminin bu fırtınalı dönemler için özellikle kıymetli olduğunu ifade etmek isterim.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

Terör örgütünün kurucu kendisini feshedin dedi. Terör örgütü de bunu kabullendi. Meclisimizde süreci başladı. Bir komisyon oluştu. Bu komisyon da çok önemli. Meclisimizin de ne kadar önemli bir kurum olduğunu gördük. Ortak rapor çıkması demokratik siyaset açısından önemli bir kazınım. Sahada terör örgütünün silahları bırakması ve bunun gözlemlenmesi aşamasındayız. Bölgemiz adete bir ateş çemberi. Emperyal hevesler var. Etnik kimlikler üzerinden bu bölgede yaşayan insanları karşı karşıya getirip kendi menfaatlerini yürütmek isteyen odaklar var. Bunlara karşı kardeşliğimiz tahkim ederek yolumuza devam ediyoruz. Terörsüz Türkiye süreci bu açıdan çok kıymetli. İnsanları karşı karşıya getirmek isteyenler var. Bu savaş sadece bombalarla yapılmıyor. İdeolojik bir savaş var. İnsanları karşı karşıya getirme yönünde ciddi bir gayret var. Buna karşı Cumhurbaşkanımızın tavrı çok önemli.

Terör nedeniyle kullanılamayan potansiyel harekete geçecek. Bu başladı ama bunu kalıcı kılmak istiyoruz. Bunu bölgeye yaymak istiyoruz. Suriye kendine geldikçe refah artar. Keza Irak da öyle. Bizim bu perspektifle hareket etmemiz gerekiyor.

2002 yılında Güneydoğu'nun ihracatı 700 milyon dolar bile değil. Geçen sene 12 milyar doları aştı. Ekonomik ivmelenme görüyoruz. Terörsüz Türkiye ile bu daha da artacak. Terörsüz bölge ile de güçlenecek.

ABD KARA HAREKATI YAPAR MI?

Yapmamasını temenni ederiz. Savaşı uzatır ve maliyeti artırır. Riskli bir şey. Bir noktada aklı selimin galip gelmesi ve savaşın bitmesi gerekiyor. Uzadıkça tüm maliyetler derinleşecek devam edecek.

Dışardan yapılan müdahaleler sonuç üretmiyor. Irak'ta da yaşadık. İstikrarsızlık ve maliyet üretti sadece. Bir ülke değişecekse kendi halkıyla değişmeli. İran'a bu kadar yaptırım olmasa İran başka bir noktada olurdu. İran halkı kadim bir halk, başka halklara karıştırılmamalı.

Savaşın dünyaya maliyeti var. Sıradan ABD'li kaybediyor. Üretenler kazanıyor. Amerikalı tüketici kaybediyor. Kasım ayında seçimler var. Bu savaşın seçime etkilerine dair tartışmalar da var.

Saray Gündem Saray Gündem Sarayın Sesi