Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail 'odadaki fil' olarak tanımlanıyor

Mayıs 12, 2026 - 15:00
 0
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail 'odadaki fil' olarak tanımlanıyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Doha'daki ortak basın toplantısında konuştu.

Mevkidaşı Al Sani ile görüşmesinde, ikili ilişkilerin yanı sıra küresel meselelerin de ele alındığını dile getiren Fidan, "Karşı karşıya olduğumuz Körfez'deki sorun Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı. İsrail yayılmacılığı bölgemizde birinci derece istikrar, güvenlik sorunu olmaya devam ediyor." ifadesini kullandı.

Fidan, Gazze'de, Beyrut'ta, Batı Şeria'da ve Suriye'de ortaya konan yayılmacı tavrın birçok insanın hayatına mal olduğunu vurgulayarak, evlerinden zorla çıkartılan, göç eden insanların mülteci durumuna düştüğünü söyledi.

Bölge ülkeleri ve uluslararası toplumun hassasiyetle bu konuya eğilmesi gerektiğini belirten Fidan, "Gazze'deki ateşkes ihlalleri tavan yapmış durumda." sözlerini sarf etti.

"HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN AÇILMASI KONUSUNDA BÜTÜN ÇABALARI DESTEKLİYORUZ"

Hakan Fidan, Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda bütün çabaların desteklendiğinin altını çizerek, "Hürmüz Boğazı'nın bir silah olarak kullanılmaması bölge istikrarı, bölge güvenliği için olduğu kadar dünya ekonomisi için de fevkalade önemli." diye konuştu.

Bu açıdan geçiş emniyetinin sağlanması ve bir daha bu duruma dönülmemesi için bütün çabaların desteklendiğini söyleyen Fidan, öncelik verilen hususun, barışçıl ve diplomatik çabaların hayata geçmesi ve bu yolla Hürmüz Boğazı'nın açılması olduğunu kaydetti.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ülkesinin Türkiye ile birlikte Pakistan'ın savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı'ın yeniden açmak için yürüttüğü arabuluculuk çabalarını desteklediğini söyledi.

Al Sani, Katar'ın başkenti Doha'da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu.

'HÜRMÜZ BASKI ARACI OLARAK KULLANILMAMALI'

Katar Başbakanı, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer hareketliliğinin kısıtlamasının deniz ticaretini de etkilediğini belirterek, "İran bu (Hürmüz) boğazı, Körfez ülkelerine baskı veya şantaj yapmak için bir silah olarak kullanmamalıdır." dedi.

İsrail'in Gazze'de sivilleri hedef almayı ve göçe zorlamayı sürdürdüğünü vurgulayan Al Sani, "İsrail, Gazze Şeridi'nde ateşkesi ihlal etmeyi sürdürüyor ve insani yardımı bir silah olarak kullanıyor." ifadesini kullandı.

Al Sani, bölgenin dost ülkelerle istişarenin sürdürülmesini gerektiren hassas bir süreçten geçtiğini ve Türkiye'nin koordinasyon içine oldukları ortakların başında geldiğini belirterek, "Katar ve Türkiye, savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını destekliyor." diye konuştu.

Bölgede karşılaşılan durumların, iki ülkeyi daha fazla istişare etme ve dayanışma içinde olmaya zorladığını vurgulayan Fidan, "Geçtiğimiz günlerde bölgedeki diğer ülkelerle, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt'le de çeşitli düzeylerde temaslarımız oldu. Bize ziyaretler oldu. Bölgedeki durumu ele aldık." diye konuştu.

Fidan, İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde Pakistan'ın rolünü desteklediğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bu noktada elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Savaşa geri dönülmemesini istiyoruz. Savaş kesinlikle bir çözüm değil. Sadece bölgeye değil, bütün dünyaya istikrarsızlık, ekonomik mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirmekte. Bunu hiçbir şekilde görmek istemiyoruz. İnşallah diplomasinin bir neticeye ulaşması için de dostlarımızla beraber, müttefiklerimizle beraber elimizden geleni yapıyoruz ve bu noktada ortaya konan çabaları da her türlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz."

Fidan, Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasının dünya ekonomisine, enerji güvenliğine, bölgedeki ekonomik istikrara, siyasi istikrara büyük bir baskı uyguladığına dikkati çekerek, "Dünya hükümetleri bu ekonomik baskıyı her türlü şekilde hissetmekte. Dolayısıyla dünya kamuoyunun çabası, bir an önce bu anlaşmaya varılması ve boğazın açılması, seyrüsefer emniyetinin bir an önce hayata geçmesi." dedi.

"HER ALANDA GERÇEKTEN OLDUKÇA İYİ İLERLEYEN BİR İLİŞKİMİZ VAR"

Türkiye ve Katar ilişkilerinin iyi olduğunu belirten Fidan, "Her alanda gerçekten oldukça iyi ilerleyen bir ilişkimiz var. Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Katar Emiri Şeyh Temim'in ortaya koyduğu irade, liderlik bölgedeki diğer ülke ilişkilerine örnek teşkil edecek nitelikte. Uzun yıllardır samimi bir dostluğa, kardeşliğe dayalı, belli olaylarla test edilmiş bir ilişki var." ifadelerini kullandı.

Fidan, her iki ülkenin kardeşlik ilişkilerinin yanı sıra oldukça profesyonel, sonuç almaya odaklı projelerini hayata geçirmeye devam edeceğini söyledi.

İran ve ABD arasındaki müzakerelerde, tarafların aslında savaşın durmasını, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve nükleer dosyaların bir şekilde çözüme bağlanmasını istediğini dile getiren Fidan, "Her iki tarafın da niyet bazında ortaya koyduğu tavır bu. Problem, bunu nasıl bir önceliklendirmeyle ve ifadelendirmeyle kağıda dökeceğiz ki taraflar bunu kabul edebilsin." dedi.

Fidan, sürecin en kısa sürede bir neticeye ulaşmasını dileyerek, "Çünkü aksini düşünmek bile istemiyoruz. Tekrar savaşa dönülmesi, daha önce de gördüğümüz gibi yıkım etkisini artırmaktan başka bir işe yaramayacak." diye konuştu.

"BU ARTIK KÜRESEL BİR SORUN, GÜVENLİK SORUNU"

Fidan, bölgesel konularda mevkidaşı Al Sani ile fikir alışverişinde bulunduğunu belirtti.

Savaşın başlamaması için en başından itibaren Türkiye ve Katar'ın büyük bir çaba ortaya koyduğu vurgulayan Fidan, "Maalesef savaş vuku buldu. Şu anda bu savaşın en erken şekilde, en az zararla durdurulması için çabalamaktayız. Bütün bu çabaları desteklemekteyiz." diye konuştu.

Bakan Fidan, Türkiye ve Katar'ın bölgesel krizleri arabuluculuk yoluyla sönümlendirmek ve sona erdirmek konusunda her iki ülkenin de çok çalıştığını, birbirinin çabalarına destek verdiğini anlattı.

'İSRAİL ODADAKİ FİL OLARAK TANIMLANMAKTA'

Bu konuda geçmişte önemli tecrübelerin olduğunu hatırlatan Fidan, şunları kaydetti:

"İsrail herkes tarafından odadaki fil olarak tanımlanmakta. Herkes bir araya geliyor, herkesin barışı, diplomasiyi konuştuğu bir dönemde İsrail'in bütün sorunları şiddet ve yayılmacılıkla daha da artırma yolunda bir politika izlediğini görüyoruz. Bu artık küresel bir sorun, güvenlik sorunu haline geldi. Avrupa Birliği'nin aldığı yaptırım kararları var İsrail'e karşı ve ben önümüzdeki dönemde, dünya kamuoyunun İsrail'in yayılmacı politikalarına karşı daha fazla tepki koyacağına inanıyorum."

Büyük finale doğru Eurovision'da İsrail boykotu! 'Yayın yapılmasın'
Macron, Afrika'da sahneye çıkıp katılımcılara bağırdı! 'Kendini sömürgeci gibi davranmaktan alıkoyamıyor'
Saray Gündem Saray Gündem Sarayın Sesi