Hürmüz tartışması

Hürmüz Boğazı’nın geleceğiyle ilgili İran ve Umman tarafından yürütülen müzakerelerde sona yaklaşılırken, olası anlaşmanın şartlarıyla ilgili bazı iddialar dikkat çekiyor. İran ile Umman arasında boğazın ticari trafiğe açılmasına yönelik yürütülen müzakerelerde gündeme gelen yeni şartlar ve yasa tasarısı iddiaları tartışma yarattı. İran yarı resmi Fars Haber Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre Tahran yönetimi; ABD, İsrail ve “düşmanca” olarak tanımlanan diğer ülkelere ait deniz taşıtlarının boğazdan geçişini tamamen yasaklamayı planlıyor. Kuralları ihlal eden gemilere ise taşıdıkları yükün yüzde 20’sine varan ağır para cezaları uygulanması öngörülüyor. Ayrıca Tahran’ın, boğazı kullanan gemilerden yüzde 5 ila 7 arasında geçiş ücreti talep ettiği, Umman’ın bu oranı yüzde 3 olarak savunduğu, ABD’nin ise her türlü ücrete karşı çıktığı bildirildi. Bu şartlar altında varılacak olası bir anlaşmanın Hürmüz’deki düğümü nasıl çözeceği soru işaretleri yaratıyor.
Trump: İstiyorlar
ABD Başkanı Donald Trump, dün konuyla ilgili yaptığı açıklamalarda, anlaşmaya ilgili görüşlerini yineledi. İran’ın yeni bir saldırıyla karşı karşıya kalmak istemediğini ve bu nedenle anlaşmaya yanaştığını savunan Trump, “(İran) Bizimle anlaşma yapmak istiyorlar. Bizim onları vurmamızı istemiyorlar” ifadelerini kullandı.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sözcüsü Hasan Kaşkavi ise, Umman ile Hürmüz Boğazı konusunda yapılan mutabakatın genel çerçevesinin neredeyse belirlendiğini, nihai metin ve ayrıntıların yakın zamanda açıklanacağını söyledi. İran, Hürmüz Boğazı’na kıyısı bulunan Umman ile Boğaz’da gemiler için güvenli geçiş yolları belirlenmesi amacıyla yeniden görüşmelere başlamıştı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Umman ile müzakerelerin son aşamaya girdiğini ve müzakere edilen güzergahın 2 ila 4 ay sürmesi beklenen “geçici bir güzergah” olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmasının ABD’nin tutumuna bağlı olacağını söylemişti.
‘Mühimmat raporları İran’ı cesaretlendirir’
ABD merkezli CNN televizyonunun güvenlik analiz değerlendirmelerine yer verdiği haberde, İran’ın, ABD’nin mühimmat stoklarının azaldığı yönündeki haberler nedeniyle “cesaretlenebileceğine” dikkat çekildi. ABD’nin İran’la savaşı nedeniyle mühimmat stoklarının tükenme aşamasına geldiğine dair haberlerin Washington’u Tahran karşısında savunmasız gösterebileceği ve bunun İran’ı cesaretlendirebileceği belirtildi. Bu raporlar, “siyasi amaçlı bir sızıntı” şeklinde nitelendirilirken, ABD’yi “şu anda çok tehlikeli bir duruma” soktuğu ifade edildi.
Trump’a balo salonu engeli
ABD’de Temyiz Mahkemesi’nin aldığı karara göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın 400 milyon dolarlık balo salonu inşaatının durdurulması gerektiğine hükmedildi. Mahkemenin 3 yargıcından 2’si, Trump’ın Beyaz Saray’a bu tür bir salon inşa edebilmesi için “önce Kongre’den onay alması” gerektiğini vurgulayarak, inşaatın durdurulmasını söyledi. Kararda yargıçlar, davayı açan tarihi eser koruma savunucularının tarafını tutarak, “Balo salonunun inşa edilip edilmeyeceğine karar vermek Kongre’nin görevidir” değerlendirmesini yaptı.
Yemen’de Husilere operasyon hazırlığı!
İran destekli Husiler ile Yemen hükümet güçleri arasındaki gerginlik ve saldırılar yeni bir boyut kazanırken, ülkede iç savaşın yeniden alevlenmesi yönünde endişeleri beraberinde getirdi. Husilerin Marib ve Hadramut vilayetlerindeki Yemen güçlerine ait kamplara geniş çaplı saldırısında 50 civarında askerin hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Husilerin Yemen içindeki bu artan saldırıları, grubun Kızıldeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırılarını sürdürdüğü bir zamanda gerçekleşiyor.
Yemenli kaynaklar, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’in güneyi üzerinden yapılan petrol ihracatı üzerindeki Husi baskısını kırmak amacıyla Yemen’in orta kesimlerinde denizden ve muhtemelen karadan geniş çaplı bir askerî harekâta hazırlandığına inandıklarını belirtti.