Casusluk davasında üçüncü duruşma. İmamoğlu hakim karşısında
Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ’ın yargılandığı casusluk davasının üçüncü duruşması başladı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun kampanya danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün yargılandığı casusluk suçlamasıyla açılan davanın 3'üncü duruşması bugün görülüyor.
Duruşma, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan duruşma salonunda başladı.
Duruşmada, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu, eşi Dilek İmamoğlu, oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, bazı milletvekilleri, partililer ve sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.
Duruşmanın başında söz alan Ekrem İmamoğlu, diğer salonda devam eden duruşması olduğunu belirterek, ilk sırada konuşup o salona geçmek istediğini söyledi.
“13 TANE CEZA DAVASIYLA MÜCADELE ETMEKTEYİM”
Mahkeme heyetinin kabul etmesi üzerine İmamoğlu'nun savunması alınmaya başlandı.
İki yılda, şahsına 20'ye yakın dava açıldığını ifaden eden İmamoğlu, "Mevcutta 13 tane ceza davası ile mücadele etmekteyim. Bu mahkemelerin de 23'e yakın hakim değişikliği yapılarak adil yargılanmamın tümüyle engellendiği bir ortamı yaşamaktayım." iddiasında bulundu.
Bugün de iki duruşması olduğunu sözlerine ekleyen İmamoğlu, "Arkaya dönüp baktığımda çok yakinen tanıdığım, dostluk yaptığım Necati Özkan'dan casus çıkartmak, bu ülkenin silahlı kuvvetlerinde görev yapmış bir insandan, kendini memleketine adamış bir insandan casus çıkarmak. Uzaktan izlediğim, okuduğum, takip ettiğim, fikirlerine hayranlıkla baktığım Merdan Yanardağ'dan casus çıkarmak ya da televizyonuna çökmek, adı her neyse. Hüseyin Gün'ü dinlemeye başladım bu mahkemede. Yani gerçekten o insandan da casus çıkarmak ve bu devlet adına utanç verici bir durumla karşı karşıyayız."
İSTENEN CEZALAR
Şüphelilerin haklarında "Siyasal casusluk" suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezaları isteniyor.
GEÇEN DURUŞMADA NE OLMUŞTU?
6 Temmuz'da görülen duruşmada; savcı ara mütalaasını açıklamış, siyasal ve askeri casusluk şüphesine ilişkin somut delillerin bulunduğu gerekçesiyle sanıkların tutukluluk halinin devamını istemişti.
Mahkeme heyeti de 4 tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar vermişti.
SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?
Geçen yıl temmuz ayında casusluk suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün'ün ajanlık faaliyetinde bulunduğu, görüşmelerini kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği ve farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiği öne sürülmüştü. Bu kapsamda iddianame hazırlanmış, iddianamede Gün'e ait dijital materyaller, yazışmalar ve ifadeler yer almıştı.
İmamoğlu davanın siyasi olduğunu savunmuştu.
Dosya kapsamında gazeteci Merdan Yanardağ tutuklanmış, sahibi ve genel yayın yönetmeni olduğu TELE1'e kayyum atanmıştı.
Yanardağ, mütalaaya karşı beyanında, davanın siyasi olduğunu öne sürdü.
Özkan da davanın casuslukla ilgisi olmadığını, masum olduğunu savundu.
Gün ise örgüt yöneticisi olmadığını, varlığı ileri sürülen bir örgüte bilerek yardım etmediğini, kimseye casusluk iftirası atmadığını, kendisinin de casus olmadığını iddia etti.