Çürük binalar nasıl tespit ediliyor? NTV ekibi karot test laboratuvarına girdi

Ağustos 17, 2026 - 07:00
 0
Çürük binalar nasıl tespit ediliyor? NTV ekibi karot test laboratuvarına girdi
Çürük binalar nasıl tespit ediliyor? NTV ekibi karot test laboratuvarına girdi

Deprem sonrasında hukuki süreç için delillerin toplanması ve doğru analiz edilmesi oldukça önemli. Peki karot örnekleri nasıl toplanıyor ve nasıl inceleniyor?

Deprem sonrasında en çok tartışılan konulardan biri de hukuki süreç oluyor. Delillerin toplanması ve doğru analiz edilmesi bu konuda oldukça önemli. Delillerin iyi toplanmaması binaların neden yıkıldığına ilişkin tartışmaları gündeme getiriyor ve sanıklar ceza almadan tahliye olabiliyor.  

Son dönemlerde kurulan laboratuvarlarda betonların kalitesi ölçülmeye başlandı. NTV ekibinden Merih AK ve kameraman Burak Uygun'un İzmir Ekonomi Üniversitesi laboratuvarında bu işlemlerin  nasıl yapıldığını takip etti. 

Depremde yıkılan ya da hasar gören binadan alınan karot örneğine dört noktalı basınç uygulanıyor. Bu yöntemle taşıma kapasitesi, çatlama yükü ve eğilimi belirleniyor.

 

Ardından sıra demir testine geliyor, demirin de dayanıklılığı ölçülüyor. Böylece betonun hangi kalitede olduğu tespit ediliyor.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Gökhan Kılıç, yapılan incelemelerin en fazla yapılan sahtekarlıkları belirlemede yardımcı olduğunu belirtirken, “Mesela projelendirilen bir yapı yapılırken belediye onay veriliyor. C35 betonu kullandığını söylüyor. Fakat yıkılmadan önce veya yıkıldıktan sonra da olsa alınan bir numune test edildiğinde projeye uygun olmadığını tespit ediyoruz ve bu da mahkemede delil olarak sunulabiliyor.” dedi. 

Kılıç, en çok yaşananın malzeme kusurları olduğunu söylerken, “Yani beton ve donatı demirlerin kullanılmasının ardından ikinci olarak zemin etkileşiminin hiç incelememiş olması geliyor. Mesela biz 4 yıl önce İzmir’de de bir deprem yaşadık Samos adasında oldu. İzmir depremi bile denilmez aslında. 80 km uzaklıktaki Bayraklı'da anında dokuz binamız yıkıldı. Bunun nedeni zeminle ilgili sorunlar. Zeminle yapının etkileşimini bilmeden yapılmış projeler.” diye konuştu. 

Az maliyetle daha çok kar elde etmek için kaliteden ödün vermek sektördeki en büyük risk. İnşaat sektöründe projeye uygun yapılar inşa edilmesi yıkımı ve ve can kayıplarını önleyecek temel unsur olduğu belirtiliyor. 

Müteahhit sayısının çok fazla olduğunu hatırlatan Kılıç, “Türkiye'de 300 bini aktif 435 bin müteahhit var. Tüm Avrupa Birliği'nde sadece 25 bin müteahhit var. Bizde maalsef pastayı paylaşmak daha vahşice olduğu için hırsızlıklar çoğalıyor ve bundan dolayı daha az maliyetle daha çok kar elde etmek istiyorlar. Bundan dolayı da maalesef yıkımlar oluşuyor.  Depremi önleyemeyiz ama bunu engelleyebiliriz aslında bunu yapmamız gerekiyor.” dedi. 

Saray Gündem Saray Gündem Sarayın Sesi