TSE, standartlara uygun olmayan 6.607 ürünün Türkiye’ye girişini engelledi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından 14 Ekim Dünya Standartlar Günü kapsamında gerçekleştirilen "Enerji Dönüşümünün Güvencesi: Standartlar" programına katıldı.
Programda konuşan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde sanayiden teknolojiye, araştırma ve geliştirmeden yenilikçiliğe kadar geniş bir alanda gerçekleştirilen atılımlarla, Türkiye'nin üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerinin ileriye taşındığını söyledi.
Türkiye'nin pek çok sektörde Avrupa'nın ve dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri haline geldiğine işaret eden Kacır, "Ülkemizi küresel rekabetin yeni dönemine hazırlarken, sahip olduğumuz gelişmiş uygunluk değerlendirme altyapısı, ürünlerimizin güvenilirliğinin, uluslararası standartlara uygunluğunun ve dünya pazarlarında kabul görmesinin en önemli teminatlarından biridir." ifadelerini kullandı.
"STANDARTLARA UYGUN OLMAYAN 6 BİN 607 ÜRÜNÜN ÜLKEMİZE GİRİŞİNİ ENGELLEDİ"
Kacır, TSE'nin, Milli Teknoloji Hamlesi'nin ortaya koyduğu yerli ve milli üretim vizyonunun sahada karşılık bulmasında kritik role sahip olduğunu belirterek, "Enstitümüz, teknik kapasitesi ve yaygın hizmet ağıyla sanayicilerimizin üretim süreçlerinde ihtiyaç duydukları kalite güvencesini sağlıyor, yenilikçi ürün ve teknolojilerimizin uluslararası standartlara uygun biçimde geliştirilmesine ve küresel pazarlarda rekabet gücü kazanmasına katkı sunuyor." değerlendirmesinde bulundu.
TSE'nin, üreticileri haksız rekabete karşı koruduğunu, tüketicileri de güvenli ve standartlara uygun ürünlerle buluşturduğunu kaydeden Kacır, şu ifadeleri kullandı:
"TSE, yalnızca son bir yılda uygunluk değerlendirme alanında düzenlediği 25 bin belge ve hazırladığı 124 bin raporla sanayicilerimizin kalite standartlarını karşılamasına, ürünlerimizin uluslararası pazarlarda güvenilirliğinin ve rekabet gücünün artmasına imkan sağladı. TSE, ithalat denetimleri kapsamında gerçekleştirdiği 240 bine yakın ürün denetimiyle standartlara uygun olmayan 6 bin 607 ithal ürünün ülkemize girişini engelledi."
ISO'NUN GENEL KURULU İSTANBUL'DA YAPILACAK
Kacır, yeşil ve dijital dönüşümün, sanayide hakim olan paradigmaları köklü biçimde değiştirdiğini ve bu durumun yeni fırsatlar oluşturabileceğini anlattı.
TSE'nin devreye aldığı Yeşil Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Sertifikasyon Sistemi'yle, çevresel sürdürülebilirliği esas alan 32 OSB'nin, "Yeşil OSB" olarak tescillendiğini bildiren Kacır, "Enstitümüz, ürün karbon ayak izi, su ayak izi, Yeşil OSB, su verimliliği yönetimi alanlarındaki çalışmalarıyla sanayimizde yeşil üretim anlayışının yerleşmesine önemli katkılar sundu." diye konuştu.
Kacır, TSE için Ankara'nın Temelli bölgesinde 90 bin metrekarelik kapalı alanda kurulan "Ankara Kalite Kampüsü"nün ileri teknoloji laboratuvar altyapısıyla Milli Teknoloji Hamlesi'ne önemli katkılar sunacağını söyledi.
Standardizasyon çalışmalarında etkin rol üstlenmeyi, stratejik bir unsur olarak gördüklerini aktaran Kacır, "Bu vizyonumuz doğrultusunda, Uluslararası Standardizasyon Teşkilatının (ISO) 50. Genel Kurulu'nu İstanbul'umuzda, TSE'mizin ev sahipliğinde gerçekleştireceğiz. Dünyanın dört bir yanından standardizasyon kuruluşlarını, uzmanları ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek bu büyük buluşma, ülkemizin uluslararası standardizasyon alanında ulaştığı seviyeyi ve gelecek vizyonunu ortaya koymak açısından tarihi bir fırsat sunacak." dedi.
"ENERJİ TARİHİMİZDE ÖNEMLİ BİR EŞİĞİ GERİDE BIRAKACAĞIZ"
Kacır, enerji arz güvenliğini stratejik bağımsızlığın ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini belirterek, yenilenebilir enerji kaynakları konusunun ülkelerin kalkınma stratejilerinin merkezine yerleştiğini anlattı.
Türkiye'de son yıllarda enerji arz güvenliğini güçlendiren, yenilenebilir enerji kapasitesini artıran ve temiz enerji teknolojilerinde yerli üretim kabiliyetlerini geliştiren güçlü adımlar atıldığına dikkati çeken Kacır, "Hayata geçirdiğimiz yatırımlar ve destek mekanizmalarıyla, toplam kurulu güç içindeki yenilenebilir enerji kaynaklarının payını yüzde 63'ün üzerine çıkardık. Yürüttüğü test, gözetim ve teknik eğitim faaliyetleriyle enstitümüzün inşaat ve devreye alma süreçlerinde aktif rol aldığı Akkuyu Nükleer Güç Santrali'yle, enerji tarihimizde önemli bir eşiği geride bırakacağız." diye konuştu.
TSE'nin, yenilenebilir enerji teknolojilerinden enerji depolama sistemlerine, akıllı şebekelerden nükleer teknolojilere kadar geniş bir alanda test, doğrulama ve belgelendirme yetkinliklerini geliştirmeye devam edeceğini belirten Kacır, şunları kaydetti:
"Biliyoruz ki enerji teknolojilerinde geliştirdiğimiz kabiliyetlerin dünya pazarlarında teveccüh görmesi, yalnızca üretim gücümüze değil bu teknolojilerin kalitesini, güvenilirliğini ve uluslararası standartlara uygunluğunu ortaya koyabilmemize de bağlıdır. Bu nedenle hedefimiz, enerji teknolojilerinde yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan ve dünya pazarlarında rekabet eden değil, geliştirdiği yenilikçi çözümlerle uluslararası standartların belirlenmesinde de söz sahibi olan bir Türkiye'dir."
AYNA KOMİTE ÜYE SAYISI 3 BİN 100'E ULAŞTI
Programda konuşan TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin de TSE laboratuvarlarında yapılan ölçümlerin, sahada yürütülen incelemelerin ve hazırlanan teknik raporların, insan hayatında karşılığı olduğunu söyledi.
TSE standartlarındaki her aşamada doğruluğun, tarafsızlığın ve titizliğin esas olduğunu belirten Şahin, "Bir teknolojinin beklenen faydayı sunabilmesi için performansının ölçülmesi, güvenliğinin test edilmesi ve dayanıklılığının değerlendirilmesi gerekir. Bir güneş panelinden beklediğimiz yalnızca elektrik üretmesi değil, yıllarca güvenle ve verimli biçimde çalışmasıdır." dedi.
Sahada karşılaşılan bir sorunun, geliştirilen bir çözümün, laboratuvarda elde edilen bir sonuç veya üniversitede yürütülen bir araştırmanın, standart çalışmalarına yön verebildiğini bildiren Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ayna komitelerimiz bu bilgileri bir araya getiriyor. Sanayicilerimiz, akademisyenlerimiz, kamu kurumlarımızın temsilcileri ve uzmanlarımız, uluslararası standart taslaklarını bu komitelerde inceliyor. Ülkemizin ihtiyaçlarını ve uygulamada karşılaşılan sorunları değerlendirerek Türkiye'nin teknik görüşlerini bu masalarda yansıtıyorlar. Ayna komite üye sayımızı son dört yılda yüzde 50 artırarak yaklaşık 3 bin 100'e ulaştırdık. Bu katılımı değerli kılan, üyelerimizin bilgi ve tecrübelerini standart çalışmalarına yansıtmalarıdır. Sanayicilerimizi, akademisyenlerimizi, kamu kurumlarımızın temsilcilerini, uzmanlarımızı ve genç araştırmacılarımızı bu çalışmalarda yer almaya davet ediyorum."